site-arsivi

Son kitap

isci-brosurleri

İşçi broşürleri çıktı.

Kitapçılardan veya büromuzdan alabilirsiniz.

Metal işçilerinin TİS süreci

birlesik-metal

Metal işçilerini ilgilendiren 2014-2016 TİS süreci başladı. İşçiler adına işçilerin örgütlü olduğu DİSK’e bağlı Birleşik Metal-iş, Türk-iş’e bağlı Türk Metal ve Hak-iş’e bağlı Çelik-iş sendikaları katılırken, metal patronları adına metal işverenler sendikası MESS bulunuyor. İşçi sendikaları taleplerini açıkladı, fakat MESS tarafından henüz bir ücret veya diğer taleplere dönük bir açıklama yapılmış değil. Bu yazı yazıldığı sıralarda taraflar arasında en azından Birleşik Metal-iş ile MESS arasında bir kez görüşme yapılmıştı.

Metal sektörü ekonominin kilit noktasında bir yer tutuyor. Yüzbinlerce işçi istihdam ediliyor. Çalışan işçilerin büyük bir kısmı, güvencesiz ve örgütsüz; örgütlü olanlar ise, büyük oranda Türk Metal sendikasına üye. Dolayısıyla her toplu sözleşme döneminde Türk Metal’in tavrı belirleyici oluyor. Türk Metal sendikası da bir işçi sendikası değil, çete-mafya örgütlenmesidir. Ve her dönem, bir bayram arifesinde TİS’leri satmaktadır. Bu dönem TİS için yüzde 14 ücret zammı, sosyal yardımlara ise yüzde 20 zam istemekte. Yüzde 14 zam pazarlığı çok alttan başlatmak, şimdiden patronların verdiği zam oranını kabul etmek anlamına geliyor. Önerdikleri yüzde 14 kabul görse bile, asgari ücretli için günde yaklaşık 3 lira artış oluyor ki, hayat pahalılığın alıp başını gittiği günümüzde, işçiyle adeta dalga geçiliyor.

Türk Metal’in ne olduğu ve nasıl davranacağı beli. Doğal olarak Birleşik Metal-iş’e bakılıyor. TİS hazırlık sürecini başlatan Birleşik Metal-iş ‘müzakere değil mücadele’ şeklinde startı verdi. Genel Temsilciler Kurulu’nun aldığı toplu sözleşme taleplerini Birleşik Metal-iş Başkanı Adnan Serdaroğlu açıkladı. Açıklamada “genel temsilciler kurulumuz sendikal mücadeleyi ücret endeksli dar iktisadi talepler olarak görmemekte, işçi sınıfının çalışma ve yaşama koşullarını etkileyen tüm toplumsal sorunlara karşı da mücadelesini sürdürme gerekliliğinin altını çizmektedir” deniyor.

Belirlenen TİS taleplerinde öne çıkan, ücret farkları ve yeni işe girenlerin düşük ücretle, asgari ücretin altında bir ücretle işe başlamaları. Yani ücret esnekliği. Aynı işyerinde çalışan, aynı işi yapan işçiler arasında kıdem farkı ile açıklanmayacak ücret uçurumları sözkonusu. Bu uçurumun iki temel nedeni sıralanıyor. Birincisi, işe giriş ücretlerinin asgari ücrete çok yakın verilmesi, ikincisi ise enflasyon endeksli zam sistemi ve yüzdeli zam uygulaması. Ücret farkının kapatılması temel öncelikli gelen talepler arasında. Aradaki farkın dengelenmesi için yüzdelik zam yerine saat üzerinden zam talep edilmiş. “Saat ücreti 5,8 TL’nin altında olan işçilerin ücretleri önce 5,8 TL’ye tamamlanır. Bu tamamlama işleminin ardından 8,97 TL’yi geçmemek üzere 40 kuruş iyileştirme yapılır” şeklinde ücretlere ve yıllara göre, işe girenlere saat ücreti belirlenmiştir. Farkın dengelenmesi için saat üzerinden rakamlar belirlenmiş, düzenlemeler yapılmış. Bu yöntemle aylık net ücreti 898 TL olan bir metal işçisinin alacağı toplam net zam -ikramiye hariç- 282 lira olacağı belirtiliyor. Ayrıca bu miktar kıdem yılı yükseldikçe yükseleceği söyleniyor.

Saat üzerinden ücretlerin belirlenmesi doğru olandır. Yüzdelik hesaplamalar enflasyon üzerinden hesaplamalar, rakamsal hilelerle doludur ve işçilere hep kaybettirir. Bu sadece ücretler arasındaki farkı kapatmak için değil, genel olarak TİS süreçleri saat üzerinden yapılmalıdır. Fakat önemli olan bunun arkasında kararlı durabilmek ve alabilmektir. Çalışma koşularının bu kadar kötü olduğu, ücretlerin giderek düştüğü günümüzde, işçiler doğal olarak ücret artışına daha fazla ilgi gösteriyor. Fakat taşeron sitemine karşı öfkenin yükseldiği, iş cinayetlerinin ardı arkasının kesilmediği bir dönemde, TİS taslağında taşeron uygulamasının yasaklanması, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili talepler öncelikler içerisinde yer almalıdır.

Her işkolunun TİS’i bir bütün sınıfı bir şekliyle ilgilendirir ve etkiler. Ama Metal işçilerinin TİS’i işçi sınıfını daha fazla ilgilendirmektedir. Metal işçileri de TİS sürecine, sınıfın sorunu olarak bakmalı, böyle hazırlanmalılar. Kaldı ki metal işkolunda çalışan güvencesiz örgütsüz yüzbinlerce işçi var. Sadece Bursa’da ana fabrikaları ve yan sanayisiyle birlikte 50 bini sendikalı, 200 bin metal işçisi çalışıyor. Yan sanayide çalışan işçilerin ücret ve çalışma koşullarını ana fabrikalar belirliyor. İmzalanacak olumlu veya olumsuz bir sözleşme, metal işçisinin yanı sıra diğer iş kollarına emsal teşkil ediyor. Bu yüzden başta Birleşik Metal-iş üyeleri olmak üzere, öncü devrimci işçiler süreci ileriden sırtlamalıdırlar.

Her şeyden önce “Türk Metal imzaladı yapacak bir şey yok” piskolojisi yıkılmalıdır. Türk Metal imzaladıktan kısa bir süre sonra TİS’i imzalama devri kapanmalıdır. Birleşik Metal-iş kendi deneyimlerinden de bilir ki, ne zaman TİS döneminde mücadele takvimi çıkarılmış ve eylemli bir hat izlenmiş ise, kısmen de olsa kazanımlar elde edilmiştir. Ve ne zaman ki, Türk Metal’e rağmen mücadeleye devam etmişse, kazanımla çıkmıştır.

Bir yandan görüşmeler devam ederken bir yandan da eylem hattı belirlenip eylemlere geçilmelidir. Koşullar elverişlidir. Artık işçilerde yıllar öncesinin beklemeciliği yoktur. Bir iş cinayetinde ‘kader’ demeyip kitlesel sokaklara çıkılmakta, kötü çalışma koşullarına karşı öfke patlamaları olmaktadır.

O halde bu patlamaları büyütelim, örgütlü ve hak alıcı hale getirelim!